Eşler Arasındaki Sorunlar Nasıl Çözülmeli?

1
987

Günümüz toplumunu incelediğimizde Türkiye’de her gün binlerce düğün ve boşanma gerçekleşmektedir. Aslında bu durum tuhaf bir toplum haritası ortaya çıkarmaktadır. Eğer evlenmek bu kadar güzel ve önemli ise, neden bu kadar çok boşanma yaşanıyor, ya da evlilik bu kadar katlanılmaz bir şey ise, neden her gün binlerce çift evleniyor. Bu durum ne kadar kafa karıştırıcı görünse de, mantıklı bir açıklaması bulunmaktadır. Yani insanlar evliliğin, birlikte yaşamak ve bir ömür aynı hayatı paylaşmanın kutsallığı ve değerine inanmaktalar. Ancak değişen toplum dinamikleri uyarınca sadece erkeğin değil, kadının da iş hayatında aktif olması, kendi ayakları üzerinde durup, kendi kendine yetebilmesi kadının özgüvenini artırmış ve bir olumsuzluk yaşandığında kendisini katlanmak zorunda hissetmiyor. Zira bundan yüz yıllar öncesinde de evliliklerde problemler yaşanmaktaydı. Ancak kadının ekonomik özgürlüğünün olmayışı, erkeğe esir ve mecbur olmasına neden olduğundan boşanmaya çalışan kadın çok fazla görülmemekteydi. Yani kadının başka bir alternatifi yoktu.

Eşler Arasındaki Çözülebilir Sorunlar Nelerdir?

Bazı boşanmaların ana sebebi aslında çok küçük sorunlardır. Ancak sorun anında çiftler objektif bir gözle bakamadıklarından kendilerini çıkmazda hissederler. Bu küçük sorunların üzerine bir de ekonomik problemler eklenirse katlanmak olanaksızlaşır. Ama eşler öncelikle birbirlerini olduğu gibi kabul etmeye çalışırlarsa ve asla değiştirmeye çabalamazlarsa sorunları anlayışla karşılamak daha kolay olacaktır.

Buradaki ana fikir eşlerin, öz benliklerini olduğu gibi kabullenmeye çalışmalarında saklıdır. Zira karşısındaki kişi bir yetişkindir ve onunla evlenmeden önce edindiği karakteristik özellikleri vardır. Otuz yaşına kadar öğrendiği, alıştığı, yaşamının bir parçası yaptığı özellikleri otuz yaşından sonra değiştirmeye çalışması, başka biri olmaya çabalaması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu yüzden sorunların çözümünde empati yapabilmek ve duruma göre bakış açısını genişletip değiştirebilmek uzlaşmanın temel prensibidir. Zira unutulmamalıdır ki, bir birey onu doğuran, yetiştiren, eğiten annesiyle bile bazı konularda çatışabiliyorken, hayatının otuz yılını farklı bir yerde, ortamda, koşulda yaşamış biriyle fikir uyuşmazlıklarına düşmek gayet olağandır. Bu anlamda düşünüldüğünde eşler birbirlerinin öz benliklerine, karakter yapılarına, mizaçlarına saygı gösterdiklerinde ve anlamaya çalıştıklarında problemler daha kolay çözülebilecektir. Ancak burada sözü edilen problemler, küçük insani anlaşmazlıklardır. Ve de eşler arasında sevginin devam ettiği var sayılarak anlatılmıştır.

Eşler Arasında Çözüme Ulaşması Zor Problemler Nelerdir?

Öncelikle evliliğin aşka, sevgiye değil de, mantıki bazı planlara dayandığı evliliklerde kimi zaman küçük bir kıvılcım tüm ilişkiyi yıkabilmektedir. Zira hayatının yirmi, otuz yılını ayrı ev, ortam ve psikoloji içinde geçirmiş bireylerin aynı evde, aynı koşullar altında, aynı hayatı paylaşmaları zaten başlı başına zordur. Bu zorluğu aşmayı sağlayan en önemli güç eşlerin birbirlerini sevmeleri ve fiziksel olarak çekici bulmalarıdır. Eğer zaman ve problemlerin etkisiyle eşler arasındaki sevgi ve karşılıklı çekim bitmiş ise küçücük problemler bile büyür, devleşir ve çözüme ulaşmak kimi zaman imkânsızdır. İşte böyle durumlarda daha çok yıpranmamak adına evliliğe son verip, birbirlerini azat etmeleri mantıklı bir seçenektir.

Evlilik Yıldönümü Kutlama Önerileri adlı makalemizi okudunuz mu ?

 

1 YORUM

CEVAPLA